
"
Kısacası Astroloji, yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız
kaydıyla yaşamınızı kolaylaştırabilir çünkü tolere bir düşünce
sistemine geçişi sağlar.. " 1992´den bu yana ortaya çıkan astrolog ve
medyum bozmaları hem konuyu, hem de gerçek uzmanları zor duruma
düşürdüler. Bu arada, işin en garip yanı dinsel kesimden de
astrologların ortaya çıkmasıdır, geçmiş yıllarda her konuda söz
söylemeye meraklı, ruhsal olayları ve uzaylıları ille de cinlerdir diye
tanımlamaya çalışanlar bu kez astroloji´yi de gündemine aldılar.
Bunların Modern Astroloji ile bütünleştirmeye kalkışılması yanlış
ötesinde bir felakettir. Antik Yunan Astrolojisi´nin bugün artık
yetersiz kalmasına veya Hindu Astroloji´sinin çağdaş uyumsuzluğuna
benzetilebilir. Örneğin Arabi´nin, İbrahim Hakkı´nın veya Nesefi´nin
Yıldızname bilgileri artık yetersizdir, ya da özgün deyimle batıldır.
En azından 7 gezegenli bir Güneş Sistemi ile sınırlı kalmıştır yanısıra
da bu tür astrolojide sadece burçların etkili oldukları sanılır. Oysa,
çağdaş Astroloji´de burçların ötesinde etkin öğeler vardır. Ama en
önemlisi, modern astroloji´nin son elli yılda oluşturduğu psikolojik ve
istatistik bilgi birikiminin antik yani Arabi ve Hindu Astroloji´de
bulunmamasıdır. Yeni Çağ Astroloji´sinde artık Yıldıznameler yer
almazlar ve hiçbir işe de yaramazlar. Kaldı ki, bugün batıda da
Ptoleme´nin, Hipokrat´ın, Manilus´un ve hatta Kopernik´in astroloji
çalışmaları dahi sadece uzmanlık araştırmaları için saklanmaktadır.
Günümüz astroloğu için referans değildirler.
Astroloji
yurdumuzda kişiliğini yeni yeni bulmakta ve kurumsallaşma yolunda
ilerlemekteydi, baskılar sürse dahi dernekler, kurslar dikkat
çekmekdir. Astrolog sorumlu ve kendinden emin bir uzmandır ama
herşeyden öte Astroloji bilinci ancak bilimsel mantığın ve metafizik
deneyim ve de arayışların sonucunda oluşur. Aklı başında bir astroloji
uzmanı asla "..ben medyumum, ben şifacıyım, ben şuyum, buyum.." diye
ortaya çıkmaz. Çünkü hiçbir insan bunların tümü olamaz. İşte
günümüzdeki tablo budur. Peki neden bu kadar insan astrolojiye
inanıyor? Ve acaba Astroloji gerçekten bir işe yarıyor mu? Ve de
Astroloji aracılığı ile gerçekten gelecek bilinebilir mi? İnsanlar
Astroloji´ye yüzlerce yıldan beri inanıyorlar demiştim ve sanıldığı
gibi de gerçekten de Astroloji son zamanlarda moda olmadı.
Araştırmalarda insanların Astroloji´ye iki şekilde inandıkları ortaya
çıkıyor, ilkinde deneyerek ve sonuçları kontrol ederek veya güdüsel
olarak inanarak veya geleneksel ve yöresel etkiler altında kalarak.
Astroloji´nin zaman zaman çok başarılı olması elbette ki raslantı
kurallarıyla açıklanabilir ama zaten Astrolojinin temel yasaları içinde
raslantıların şuursuz olmadığı, aksine belli bir sayısal düzene ve
periyoda dayandığı mantığı vardır. Öyleyse Astroloji çalışmasında,
Güneş Sistemi´ndeki gezegenlerin hareketleriyle, insanın dünya
yaşamındaki olayların zamanlamaları arasında bir ilişkinin varolduğu
temel unsur olarak kullanılır. Örneğin 40 yaşındaysınız, son on yıl
içinde hastalık, mali sıkıntı, aşk ve duygu sorunları gibi negatif
olayları (pozitif de olabilir) 15 defa yaşadınız ve gerçek bir
astroloğa bu olayların zamanlarını doğru verdiyseniz bunlardan çok şey
çıkarılabilir. İşte bu bilgilerden yola çıkılarak, gelecekteki benzeri
olayların hangi zamanlarda ortaya çıkabileceği tahmin edilebilir. Bu
bir mucize değildir istatistik tahmin metodları endüstri alanında da
kullanılmaktadır.
Astroloji´den etkilenen bir diğer tip insanı
işte bu noktada görürüz, yani mistik tipleri, ortada hazır olan bir
inanç vardır ve bu inancın temelinde öncelikle geleceği öğrenme
ihtiyacı yer alır. Bu bir haktır ve zaten bazı politika ve medya
ustalarının başarıları da uzman oldukları konu ile ilgili tahminlerinin
doğru çıkmasıyla ölçülür. Ve geleceği öğrenme isteğine kimse müdahale
edemez. Astroloji, Parapsikoloji, Büyü, Ufoloji gibi konuları istismar
ederek farklı olmak, bu konulara karşı çıkanların da kullandıkları bir
yöntemdir. Örneğin Astroloji ile ilgili olarak medya suçlanır, oysa
medyanın başka eleştirilecek yönleri de vardır veya Astroloji´nin
öncelikli olarak medyanın çıkar sağlaması amacıyla yaygınlaştırıldığı
söylenir, oysa bunları yazanların biraz kafalarını toplayıp, dünyada
hemen herşeyin ticari amaçlar üzerine kurulmuş olduğunu da anımsamaları
gerekir; Buna bilimin her dalı, tıp, uzay, kimya, sanat ve politika ve
hatta manevi inançlar dahi dahildir; Örnekleri de ortadadır, üstelik
bugün değil, her yüzyılda bu böyleydi. Gazete türü burç tahminleri bir
tür sosyal-terapidir, okuyucunun genelde negatif olan haber anatomisi
içinde pozitif kullanılmaları kaydıyla rahatlamasını sağlarlar, zaten
bu bir haktır. Sonuçta bir istismar konusu gündeme getirilecekse, önce
ciddi araştırmalar yapılmalı, sonra da oturup saygı kurallarına uygun
olarak tartışma ortamları açılmalıdır. Astroloji´nin yararlı olup
olmadığı ancak, denemekle mümkün olabilir, talep edersiniz veya bir
raslantı sonucu yaşarsınız, düşünceniz değişebilir. Kısacası Astroloji,
yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız kaydıyla yaşamınızı
kolaylaştırabilir. Bu batıda böyledir çünkü tolere bir düşünce
sistemine geçişi sağlar, bazen de terapik bir hobi veya eğlencedir,
Uzakdoğu´da saygındır çünkü bir gelenektir. Bizde ise duruma bakılırsa,
Astroloji ortadan kalkmalıdır veya gerçek astrologların çalışma
odalarından dışarıya çıkmamalıdır. Ta ki toplum, bir gün astroloji ile
falcılık arasında dağların bulunduğunu anlayana kadar..
Londra´nın
en önemli Astroloji kuruluşlarından biri olan Equinox´un başkanı
Psikolog-Astrolog Robert Currey, buluştuğumuz gün Astroloji´nin
Türkiye´de dinsel ve medyasal etkiden kurtulup, kurtulamadığını
soruyordu. Ona üzülerek, maalesef, dedim. O zaman Currey, başını
sallayarak "Öyleyse, daha önünüzde uzun bir dönem var, acele etmeyin,
Astroloji kendi yolunu kendisi bulan kozmik bir akımdır..." dedi. Ve
şimdi bekliyoruz. Sabırla, belki de bir kuşak sonrasına kadar.. Bakın
ünlü düşünür Guitton ne diyor: ... evreni gizli şifre ile verilmiş bir
mesaj, tam da çözmeye başladığımız bir hiyeroglif gibi düşünebiliriz.
Peki ama bu mesaj neyi içeriyor?.. önce madde sonra enerji, en sonunda
da bilgi, ötede başka birşey varmı? Evrenin bir gizli mesaj olduğunu
düşüncesini kabul edersek, bu mesajı kim yazmıştır? Bu kozmik şifrenin
gizi bize yazarı tarafından zorla benimsetildiyse, şifreyi çözme
girişimlerimiz, içinde bu yazarın kendisi hakkındaki bilgiyi yinelediği
bir tür örgü, bir tür gitgide kendini daha net gösteren ayna
oluşturmuyor mu?.." Astroloji belki de MESAJ´ın anahtarıdır. Sufi Okulu
bize; "O, bilinmek istedi ve kendinden varetti.." diyor. Gerek Guitton,
gerekse de Sufizm aynı kavşakta buluşmuşlar, bugün bunun keyfini
yaşıyoruz. Ama neden söz ettiğimizi kitle olarak hala anlamıyor ve
bilmiyoruz..