| | Üretsiz Blog oluştur

AstroMania

Yıldız Haritası

Bu rapor doğduğunuz an Güneş, Ay ve Güneş Sistemindeki diğer gezegenlerin doğduğunuz yerden bakıldığı zaman görünen pozisyonlarına göre hazırlanmıştır. Gezegen ve yıldızların bu şekildeki yerleşimi bir daha tekrarlanmayacaktır. Yıldız haritanız, aynı fiziksel bedeninizi ve huylarınızı belirleyen genler gibi, diğer insanların da sahip olduğu bazı temel parçalardan oluşur ama bu parçaların bir araya gelişi tamamen size özgüdür.

Astroloji, herkes için tek bir doğru yerine, kişilere özgün farklı doğruların olduğunu göstermeye çalışır. Böyle yaparak, bu yaşamda size verilen rolü bilinçli ve tam olarak yapabilmeniz ve sadece sizin sahip olduğunuz yeteneklerle dünyayı zenginleştirmeniz için gerekli ipuçlarını verir.

Örnek olarak
Bill Clinton'un Yıldız Haritası Raporunu pdf dosyası halinde görmek için tıklayın.  
(Okuyabilmek için Acrobat Reader gereklidir, eğer yoksa yüklemek için tıklayın.)


Sizin için özel olarak hazırlanacak olan bu rapor yaklaşık 30-35 sayfa olup A4 boyunda ciltlenmiş bir kitap halinde adresinize kargo ile gönderilecektir. Teslim süresi sipariş verildikten sonra yaklaşık 2 haftadır.

KDV dahil fiyatı: 56 YTL (56.000.000 TL) olup kargo ücreti, İstanbul için 4 YTL, İstanbul dışı için 7 YTL fiyata ilave edilecektir.

Üyelerimiz için KDV dahil fiyatı 44 YTL (44.000.000 TL) olup kargo ücreti, İstanbul için 4 YTL, İstanbul dışı için 7 YTL fiyata ilave edilecektir.

Siteden iki şekilde sipariş verebilirsiniz;

Koç Burcu

Anahtar kelime: Ben

Şifre:
Bağımsız olmalı ve bireysel farkındalığımı artırmalıyım.

İlke:
Eylem  Olumlu uygulama: İnisiyatif  Olumsuz uygulama: Tepkisellik

Özellikleri: Atılgan, etkin, tepkisel, enerjik, aceleci, hızlı, kendine aşırı güvenen, serüvenci, girişken, cesur, iddialı, dikkafalı, açık sözlü, dürüst, kendine dönük, agresif, saldırgan, çabuk öfkelenen, dikkatsiz, kavgacı, kaba, alaycı.

Koç Zodyak'ın ilk burcudur ve yeni başlangıçları temsil eder. Girişimci, atılımcı ve yeniliklere açıktır. Sıfırdan yeni bir şeyi ya da büyük bir projeyi başlatabilir ama detaylara inemediği için tamamlamakta zorlanır. Toprak elementi burçların gerçekçi ve pratik yaklaşımı detaylarda başarılı olmasına, sabit elementi burçların kararlılığı ise başladığı işlere devam etmesinde yardımcı olur. Kendi işinin başında olmak ya da en azından, yeni bir alanda öncülük etmek ister. Kimsenin ona patronluk yapmasına tahammül edemez. Yarışmayı ve rekabeti sevdiği için galip gelmek, her konuda önde olmak ister. Servet ve rahatlıktan çok ün peşinde koşar. Harekete geçmeden önce daha çok düşünme ve plan yapma alışkanlığı edinirse çok daha başarılı olabilir.

Her zaman acelesi varmış gibi bir izlenim bırakır. Ateş elementi olduğundan canlı ve isteklidir. Öncü nitelik taşıdığı için de eyleme yönelik ve hareketlidir. İddialıdır, her şeyi en iyi kendisinin bildiğine inanır ve dikkafalıdır. İlişkilerinde yöneten taraf olmak ister ve bağımsızlığına çok düşkündür.

Fazla düşünmeden, kavga eder gibi konuşabilir ve açık sözlülüğüyle insanları kırabilir. Konuşması akıcıdır ama karşısındakini etkilemek için abartıya kaçabilir. Başkalarına yardım etmeyi sevse bile temelde kendine dönüktür. Aslan burcu gibi egosu gelişmiştir ve kendini beğenir.


Mars tarafından yönetildiğinden Mars'ın özellikleri çok belirgindir. Mars enerji verir, gerilim yaratır ve tehlikeyi sever. Bu yüzden ateşli, cesur, saldırgan, cüretkar ve kavga etmeye meyilli olabilir. Çabuk parlayan bir yapısı vardır ama asla kinci değildir ve siniri çok çabuk geçer.

Astrolojik Kişilik

Astrolojik Kişiliklerin Tipleri Psikiyatri, Astroloji ile buluştu 1997 başında ABD´de yayınlanan önemli bir psikiyatrik araştırma raporu, olay yarattı. Dünyanın en saygın bilim adamlarından birisi, astrolojiyi referans olarak kullanıyordu. Rapor Burç 2000 tarafından incelendi ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı. Geleceğin astro-bilim evliliğinin nişanı artık yapıldı. Amerikan Psikiyatri Birliği´nden John M. Oldham, kişilik bozukluklarının daha iyi tanımlanması ve verilerin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan yeni bir tanı sisteminin mimarı ve aynı zamanda da New York Eyalet Zihinsel Sağlık Bürosu´nun Yöneticisi ve de Columbia Üniversitesi´nde Klinik Psikiyatri Profesörü. Oldham´ın çalışmasında, kişilik bozukluklarının tanısı için uygulanan test metodunun adı DSM-III-R (Kişisel Bozukluklarının Teşhisi ve İstatistiksel Dağılım). Test araştırmanın yanısıra, kişilik tiplerinin üzerinde de duruyor. İşin ilginç yanı ise, 13 astrolojik tiplemenin de bu testte yer alması; aslında test astrolojik bir çalışmayı amaçlamış değil, sadece astrolojiden de yararlanılmış. Temel olarak 13 tip temel olarak alınmış ve pozitif tanımlar getirilmiş; pozitif tanımların tam zıddı olan negatifler ise kişilik bozuklukları olarak değerlendirilmiş.

Kişilik
İlgili Burç
Ruhsal Bozukluk
Vicdanlı
Başak
Takıntılı/Baskıcı
Öz güvenli
Koç (Aslan etkisinde)
Kendini beğenmiş
Sadık
Terazi
Bağımlı
Dramatik
Aslan
İsterik
Uyanık
Akrep
Paranoyak
Duyarlı
Yengeç (Balık etkisinde)
Çekingen
Gururlu
Boğa
Pasif/agresif
Maceraperest
Yay
Anti sosyal
Özel nitelikli
Kova
Şizoid davranışlar
Yalnız
Balık 1. Kişilik
Şizoid
Fedakar
Balık 2. Kişilik
Öz güvensiz
Canlı, aktif
İkizler
Sınırda
Agresif
Oğlak
Sadist


Balık Burcu´nun ikiye bölünmüş olması iki ayrı kişiliğin ortaya çıkmasıyla oluşmuş, bu yaklaşım psikiyatri ötesinde ve daha çok astroloji kokuyor. Belki de astrolojik kişiliklerin çok esnek olmaları veya her kılığa bürünmesi buna neden olmuş olabilir ve tabii biraz da Balık Burcu´nun garipliği... Ama asıl önemli olan yön, insanların 12 tiple sınıflandırılamayacağını iddia eden bilimsel görüşün göbeğinden böyle bir değerlendirmenin çıkmış olması; bu yüzden rapor daha tartışılır bir hale geliyor. Bir deney yapalım; Ahmet´in burcu Başaktır, Ay Yengeç´tedir ve Yükselen burç Aslan´dır. Buna göre yukardaki değerlendirmeye bakacak olursak, Ahmet, vicdanlı, duyarlı ve dramatik bir kişiliğe sahiptir. Öyle mi acaba?

Gezegensel Knum

Göründüğü kadarıyla rapor hazırlanırken ve testler oluşturulurken objektiflikten uzaklaşma korkusuyla, gereğinden öte objektif kalınmış ve tam her deneğe 104 soru sorularak, ruhsal bozukluk tanımlamalarıyla, astrolojik kişilikler arasında bir paralellik kurulmaya çalışılmış. İkizler Burcu insanı için "canlı" yani "Merküryen" tip denilmiş ama bu burcun temel niteliği olarak kabul edilen aşırı duygusallık ve çok değişken duyguların zenginliği ön plana alınmamış. Oysa İkizler öncelikle bu sözcüklerle tanımlanabilir ve duyguların değişkenliği öylesine sınırsız ve hızlıdır ki, aslı gözden uzak tutulamaz. Elbette ki rapordaki tanımlamalar reddedilemez veya gerçek dışı olarak görülmemelidir fakat eğer astroloji ile bir bütünlük ya da en azından ortak bir yön veya asgari bir uzlaşma aranıyorsa daha dikkatli ve daha esnek olunmalıdır. Raporun etkisi sanıldığından fazla olacak ve bazı psikiyatristler tarafından çok ciddiye alınacağından, astroloji kitaplarının bilimsel çevrelerdeki satışı da artacaktır. Tabii ki bu arada da, psikiyatrların ve psikologların çoğu astrolojinin zengin ve inanılmaz dilini keşfedecekler; Rapordaki özgün DSM terminolojisinin yanısıra, astrolojiden de çok şey öğrenecekler; örneğin şu beş özelliği ele alalım; "Vicdanlı Başak-Yalnız ve fedakar Balık-Canlı İkizler ve maceraperest Yay" Herbiri ötekisini uyarıyor gibi fakat bu tiplerin iç bilinç alanlarında ortaya çıkan benzer vurgular, aslında kişiliğin negatif yönlerini oluştururlar; işte bu karmaşık cümle astrolojinin en önemli analiz olgusu olan "gezegensel açılar"ın etkileri anlamına gelir. Örneğin Kare Açı, bu tipler arasında güçlü bir enerji oluşturacak ve bir tür meydan okumaya neden olacaktır ama aynı zamanda da söz konusu kişisel özellikler zayıflayacak ve hatta durağanlaşacaktır. Hatta daha da ötede, benzer karakteristikler kişilik bozukluklarıyla bütünleşecektir.

Evrene Yolculuk

" Kısacası Astroloji, yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız kaydıyla yaşamınızı kolaylaştırabilir çünkü tolere bir düşünce sistemine geçişi sağlar.. " 1992´den bu yana ortaya çıkan astrolog ve medyum bozmaları hem konuyu, hem de gerçek uzmanları zor duruma düşürdüler. Bu arada, işin en garip yanı dinsel kesimden de astrologların ortaya çıkmasıdır, geçmiş yıllarda her konuda söz söylemeye meraklı, ruhsal olayları ve uzaylıları ille de cinlerdir diye tanımlamaya çalışanlar bu kez astroloji´yi de gündemine aldılar. Bunların Modern Astroloji ile bütünleştirmeye kalkışılması yanlış ötesinde bir felakettir. Antik Yunan Astrolojisi´nin bugün artık yetersiz kalmasına veya Hindu Astroloji´sinin çağdaş uyumsuzluğuna benzetilebilir. Örneğin Arabi´nin, İbrahim Hakkı´nın veya Nesefi´nin Yıldızname bilgileri artık yetersizdir, ya da özgün deyimle batıldır. En azından 7 gezegenli bir Güneş Sistemi ile sınırlı kalmıştır yanısıra da bu tür astrolojide sadece burçların etkili oldukları sanılır. Oysa, çağdaş Astroloji´de burçların ötesinde etkin öğeler vardır. Ama en önemlisi, modern astroloji´nin son elli yılda oluşturduğu psikolojik ve istatistik bilgi birikiminin antik yani Arabi ve Hindu Astroloji´de bulunmamasıdır. Yeni Çağ Astroloji´sinde artık Yıldıznameler yer almazlar ve hiçbir işe de yaramazlar. Kaldı ki, bugün batıda da Ptoleme´nin, Hipokrat´ın, Manilus´un ve hatta Kopernik´in astroloji çalışmaları dahi sadece uzmanlık araştırmaları için saklanmaktadır. Günümüz astroloğu için referans değildirler.

Astroloji yurdumuzda kişiliğini yeni yeni bulmakta ve kurumsallaşma yolunda ilerlemekteydi, baskılar sürse dahi dernekler, kurslar dikkat çekmekdir. Astrolog sorumlu ve kendinden emin bir uzmandır ama herşeyden öte Astroloji bilinci ancak bilimsel mantığın ve metafizik deneyim ve de arayışların sonucunda oluşur. Aklı başında bir astroloji uzmanı asla "..ben medyumum, ben şifacıyım, ben şuyum, buyum.." diye ortaya çıkmaz. Çünkü hiçbir insan bunların tümü olamaz. İşte günümüzdeki tablo budur. Peki neden bu kadar insan astrolojiye inanıyor? Ve acaba Astroloji gerçekten bir işe yarıyor mu? Ve de Astroloji aracılığı ile gerçekten gelecek bilinebilir mi? İnsanlar Astroloji´ye yüzlerce yıldan beri inanıyorlar demiştim ve sanıldığı gibi de gerçekten de Astroloji son zamanlarda moda olmadı. Araştırmalarda insanların Astroloji´ye iki şekilde inandıkları ortaya çıkıyor, ilkinde deneyerek ve sonuçları kontrol ederek veya güdüsel olarak inanarak veya geleneksel ve yöresel etkiler altında kalarak. Astroloji´nin zaman zaman çok başarılı olması elbette ki raslantı kurallarıyla açıklanabilir ama zaten Astrolojinin temel yasaları içinde raslantıların şuursuz olmadığı, aksine belli bir sayısal düzene ve periyoda dayandığı mantığı vardır. Öyleyse Astroloji çalışmasında, Güneş Sistemi´ndeki gezegenlerin hareketleriyle, insanın dünya yaşamındaki olayların zamanlamaları arasında bir ilişkinin varolduğu temel unsur olarak kullanılır. Örneğin 40 yaşındaysınız, son on yıl içinde hastalık, mali sıkıntı, aşk ve duygu sorunları gibi negatif olayları (pozitif de olabilir) 15 defa yaşadınız ve gerçek bir astroloğa bu olayların zamanlarını doğru verdiyseniz bunlardan çok şey çıkarılabilir. İşte bu bilgilerden yola çıkılarak, gelecekteki benzeri olayların hangi zamanlarda ortaya çıkabileceği tahmin edilebilir. Bu bir mucize değildir istatistik tahmin metodları endüstri alanında da kullanılmaktadır.

Astroloji´den etkilenen bir diğer tip insanı işte bu noktada görürüz, yani mistik tipleri, ortada hazır olan bir inanç vardır ve bu inancın temelinde öncelikle geleceği öğrenme ihtiyacı yer alır. Bu bir haktır ve zaten bazı politika ve medya ustalarının başarıları da uzman oldukları konu ile ilgili tahminlerinin doğru çıkmasıyla ölçülür. Ve geleceği öğrenme isteğine kimse müdahale edemez. Astroloji, Parapsikoloji, Büyü, Ufoloji gibi konuları istismar ederek farklı olmak, bu konulara karşı çıkanların da kullandıkları bir yöntemdir. Örneğin Astroloji ile ilgili olarak medya suçlanır, oysa medyanın başka eleştirilecek yönleri de vardır veya Astroloji´nin öncelikli olarak medyanın çıkar sağlaması amacıyla yaygınlaştırıldığı söylenir, oysa bunları yazanların biraz kafalarını toplayıp, dünyada hemen herşeyin ticari amaçlar üzerine kurulmuş olduğunu da anımsamaları gerekir; Buna bilimin her dalı, tıp, uzay, kimya, sanat ve politika ve hatta manevi inançlar dahi dahildir; Örnekleri de ortadadır, üstelik bugün değil, her yüzyılda bu böyleydi. Gazete türü burç tahminleri bir tür sosyal-terapidir, okuyucunun genelde negatif olan haber anatomisi içinde pozitif kullanılmaları kaydıyla rahatlamasını sağlarlar, zaten bu bir haktır. Sonuçta bir istismar konusu gündeme getirilecekse, önce ciddi araştırmalar yapılmalı, sonra da oturup saygı kurallarına uygun olarak tartışma ortamları açılmalıdır. Astroloji´nin yararlı olup olmadığı ancak, denemekle mümkün olabilir, talep edersiniz veya bir raslantı sonucu yaşarsınız, düşünceniz değişebilir. Kısacası Astroloji, yararlı bir uyarı sistemidir, bir fanatik olmamanız kaydıyla yaşamınızı kolaylaştırabilir. Bu batıda böyledir çünkü tolere bir düşünce sistemine geçişi sağlar, bazen de terapik bir hobi veya eğlencedir, Uzakdoğu´da saygındır çünkü bir gelenektir. Bizde ise duruma bakılırsa, Astroloji ortadan kalkmalıdır veya gerçek astrologların çalışma odalarından dışarıya çıkmamalıdır. Ta ki toplum, bir gün astroloji ile falcılık arasında dağların bulunduğunu anlayana kadar..

Londra´nın en önemli Astroloji kuruluşlarından biri olan Equinox´un başkanı Psikolog-Astrolog Robert Currey, buluştuğumuz gün Astroloji´nin Türkiye´de dinsel ve medyasal etkiden kurtulup, kurtulamadığını soruyordu. Ona üzülerek, maalesef, dedim. O zaman Currey, başını sallayarak "Öyleyse, daha önünüzde uzun bir dönem var, acele etmeyin, Astroloji kendi yolunu kendisi bulan kozmik bir akımdır..." dedi. Ve şimdi bekliyoruz. Sabırla, belki de bir kuşak sonrasına kadar.. Bakın ünlü düşünür Guitton ne diyor: ... evreni gizli şifre ile verilmiş bir mesaj, tam da çözmeye başladığımız bir hiyeroglif gibi düşünebiliriz. Peki ama bu mesaj neyi içeriyor?.. önce madde sonra enerji, en sonunda da bilgi, ötede başka birşey varmı? Evrenin bir gizli mesaj olduğunu düşüncesini kabul edersek, bu mesajı kim yazmıştır? Bu kozmik şifrenin gizi bize yazarı tarafından zorla benimsetildiyse, şifreyi çözme girişimlerimiz, içinde bu yazarın kendisi hakkındaki bilgiyi yinelediği bir tür örgü, bir tür gitgide kendini daha net gösteren ayna oluşturmuyor mu?.." Astroloji belki de MESAJ´ın anahtarıdır. Sufi Okulu bize; "O, bilinmek istedi ve kendinden varetti.." diyor. Gerek Guitton, gerekse de Sufizm aynı kavşakta buluşmuşlar, bugün bunun keyfini yaşıyoruz. Ama neden söz ettiğimizi kitle olarak hala anlamıyor ve bilmiyoruz..

Astroloji nedir?

Astroloji; kosmos içerisindeki güçlerin (Bu en yakın anlamda Güneş Sistemi´ndeki planetlerdir.) genel seviyede dünya üzerindeki enerjilerin şekillenmesi (makro kozmos), insanın ve insan topluluklarının (mikro kozmos) üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını yorumlayan bir düşünce sistemidir. Astroloji´nin matematiksel bir temele sahip olduğunu, Astronomi ile olan paralel çalışmalarında da görebiliriz. Yıldız hareketleri, yıldız konumları ve birbirleriyle olan ilişkilerini Astronomik gözlemlerlerin sonucu olan "Ephemeris"lerde "Gökgünlüğü" buluruz. Bu ise Astroloji´nin gerçek anlamda pozitif temellere dayandığını gösterir. Ayrıca Astroloji, yıldızların hareketlerini matematiksel olarak hesaplarken, etkin enerjileri oluşturabildiğini de kabul eder. Astroloji´ sonuç olarak oluşmuş bir kavramdır ve yorumsaldır; ya da bir kültür ve de sanattır. Astroloji´de sık karşılaşılan bir sözcük de Zodyak´dır; Türkçe karşılığı ise Burçlar Kuşağı´dır. Gerçek kelime anlamında Zodyak, Hayvanlar Dairesi anlamına gelir. Burçlar Kuşağı galaksimizde (Samanyolu) çeşitli isimlerle adlandırılmış takımyıldızlar diziliminden oluşan bir kümedir. Bu küme Galaksimizin orta çizgisine (Ekvator düzeyinde) +8° ve -8° lik bir kesişme ile bir yörünge (Ekliptik) üzerinde sıralanmıştır.